Dinle, Oku, İzle #13

Dinle: Necro

Bu aralar sürekli ama SÜREKLİ rap dinliyorum. Rap müziğe odaklanınca Necro ile tanıştım. Yaptığı şarkıların içeriği (seks, uyuşturucu, şiddet) şaşırtıcı olmasa da tarzına ilk dinlediğim andan itibaren vuruldum. Kendisiyle ilgili öğrendiklerim: Thrash Metal geçmişi olduğu ve sahne isminde Slayer’in bir şarkısından etkinlenmesi… Bunun etkileri de müziğine de yansımış haliyle ve rap ile death metali bütünleştirerek “Death Rap” terimini ortaya koymuş. Her zaman olduğu gibi en sevdiklerimi ekleyeceğim. Benim mest olarak dinlediğim Necro parçaları: Creepy CrawlNo RemorseDeath Rap

Oku: Yaşlı Adam ve Deniz

Geçen günlerde kitaplığımı düzenliyordum, en sevdiğim kitapları bir araya topladım. Orada Yaşlı Adam ve Deniz kitabı da vardı. Bu kadar çok sevdiğim kitabı bloguma yazmadığımı fark ettim. “Oku” bölümü için başka bir kitabı yazmayı planlamış olsam da önceliği buna vermek iyi olacak. Yaşlı Adam ve Deniz, Ernest Hemingway‘in beni kendisiyle tanıştıran ödüllü romanı. 130 küsür sayfalık incecik kitapta yaşlı bir balıkçının sıkıntılı zamanları, tek dostu ve yardımcısı olan küçük bir çocukla ilişkisi anlatılıyor. Anlatımı çok yalın olduğu için su gibi okunuyor. Bu kitabı tek kelimeyle anlatacak olsam tercihim “naif” olurdu. Çünkü yaşlı ve yalnız bir balıkçının hayatına ortak olup günlerce okyanusun ortasında kalıyoruz birlikte, bir de yakalamaya çalıştığı balık var. Kitabın en yoğunlaştığı, en güzel mesajları verdiği bölüm burası bence. Kitabı bitirdiğim zaman duygulandığımı ve dingin hissettiğimi çok net hatırlıyorum.

Alıntılar:

Durumuna bakılırsa balık her türlü azabın, tuzağın, hilenin erişemeyeceği derin, karanlık sularda kalmayı yeğliyordu.

Okyanus böylesine vahşi ve acımasız olurken zavallı kuşlar niye böyle narin ve güzel yaratılmış acaba? Deniz çok güzel, çok merhametlidir. Fakat birden öyle değişiverir, öyle zalimleşir ki; başımızın üstünde fırıl fırıl dönen bu ufacık ve ötüşleri hüzünlü kuşlar için dayanılmaz olur.

 İzle: Nocturnal Animals

İzle köşemizde bugün Nocturnal Animals / Gece Hayvanları var. Bu filmi ilk olarak Anlam‘ın blogunda görmüştüm ve hemen izledim. Kısaca konusundan bahsedeyim, başrol karakterlerinden Susan (Amy Adams) eski kocasından bir kitap alıyor. Eski kocası Edward (Jake Gyllenhaal) birlikte oldukları zamanlarda roman yazmayı denemişti fakat başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Romanını bitirmeyi başarınca Susan’a gönderiyor ve kadın okumaya başladıkça hem romanın içinde hem de eski ilişkisinde bir yolculuğa çıkıyor. Filme başlamadan önce gerilim filmi olduğunu biliyordum ama beklediğimden daha fazlaydı. Bu kadar gerilimi en son Requiem for a Dream izlediğimde yaşamıştım. Yönetmen kişisi Tom Ford ve bir tasarımcı eli değdiği o kadar bariz ki… Görseller, dekor, renklerin birbiriyle uyumu mükemmel, her kareye aşık oldum. Birden farklı zamanlardaki olayları anlatırken hissedilen duygu ve renkler büyük bir uyum içinde. Şu an yazarken filmi yeniden izliyor gibi oldum, gerçekten hem senaryo hem de görüntüler mükemmeldi. Çok ama çok beğendim, başucu filmlerimden biri oldu. Hala soyadını ezbere yazamasam da Jake Gyllenhaal’a hayran olmaya doyamıyorum…


Sosyal Medyada YBY

(Toplam 29 defa, bugün 1 defa)

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir